MARKALARIN KORUNMASI HAKKINDA KHK
556 Sayılı Kanun Hükmünde Karaname
MARKALARIN KORUNMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME
KHK'nin Tarihi - No: 24/06/1995 - 556
Yetki Kanunu Tarihi - No: 08/06/1995 - 4113
Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi - No: 27/06/1995 - 22326
BİRİNCİ KISIM: BAŞLANGIÇ HÜKÜMLERİ
BİRİNCİ BÖLÜM: AMAÇ, KAPSAM, TANIMLAR VE KORUMADAN YARARLANACAK KİŞİLER
AMAÇ VE KAPSAM
Madde 1 - Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı, bu Kanun Hükmünde Kararname
hükümlerine uygun olarak tescil edilen markaların korunmasını sağlamaktır. Bu Kanun
Hükmünde Kararname, markaların korunmasına ilişkin esasları, kuralları ve şartları
kapsar.
TANIMLAR
Madde 2 - Bu Kanun Hükmünde Kararnamede geçen:
a) "Marka", ortak markalar ve garanti markaları dahil ticaret markaları veya hizmet
markalarını.
b) "Paris Sözleşmesi", Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat
İhdas Edilmesine Dair 20 Mart 1883 Tarihli Mukavele ile Türkiye tarafından onaylanmış
değişikliklerini,
c) "Enstitü", 544 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan Türk Patent Enstitüsünü.
d) "Marka Vekili", bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen haklarla ilgili konularda,
ilgili kişileri Enstitü nezdinde temsil eden, danışmanlık yapan ve haklarının korunması
için Enstitü nezdinde gerekli girişimlerde bulunan ve işlemleri yürüten kişileri,
ifade eder.
KORUMADAN YARARLANACAK KİŞİLER
Madde 3 - Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin öngördüğü koruma; Türkiye Cumhuriyeti
sınırları içinde ikametgahı olan veya sınai veya ticari faaliyette bulunan gerçek
veya tüzel kişilerce veya Paris Sözleşmesi yahut Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması
hükümleri dahilinde başvuru hakkına sahip kişilerce elde edilir. Bu Kanun Hükmünde
Kararname kapsamına girmemekle beraber, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere
kanunen veya fiilen marka koruması tanımış yabancı devletlerin gerçek veya tüzel
kişileri de karşılıklılık ilkesi uyarınca Türkiye'de marka korunmasından aynı şekilde
yararlanır.
MİLLETLERARASI ANLAŞMALARIN ÖNCELİKLE UYGULANMASI
Madde 4 - Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası
anlaşma hükümlerinin bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinden daha elverişli olması
halinde, 3 üncü maddede belirtilen kişiler, elverişli hükümlerin uygulanmasını talep
etme hakkına sahiptir.
İKİNCİ BÖLÜM: MARKANIN İÇERECEĞİ İŞARETLER VE MARKANIN ELDE EDİLMESİ
MARKANIN İÇERECEĞİ İŞARETLER
Madde 5 - Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün
mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle
sözcükler, şekiller, harfler, sayılar malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle
görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen
ve çoğaltılabilen her türlü işaretleri içerir. *1* Marka, mal veya ambalajı ile
birlikte tescil ettirilebilir. Bu durumda mal veya ambalajın tescili marka sahibine
mal veya ambalaj için inhisari bir hak sağlamaz. (Ek cümle: 22/06/2004 - 5194 S.K./12.
md.) İnhisari hak sağlamayan bu tür unsurlar tescil belgesi üzerinde açıkça belirtilir.
MARKA HAKKININ ELDE EDİLMESİ
Madde 6 - Bu Kanun Hükmünde Kararname ile sağlanan marka koruması tescil
yoluyla elde edilir.
MARKA TESCİLİNDE RED İÇİN MUTLAK NEDENLER
Madde 7 - Aşağıda yazılı işaretler marka olarak tescil edilemez:
a) 5 inci madde kapsamına girmeyen işaretler,
b) (Değişik bent: 22/06/2004 - 5194 S.K./13. md.) *1* Aynı veya aynı türdeki mal
veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu
yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar,
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak
belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların
ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları
münhasıran veya esas unsur olarak içeren markalar.
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek sanat veya
ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret ve adları münhasıran
veya esas unsur olarak içeren markalar,
e) Malın özgün doğal yapısından ortaya çıkan şeklini veya bir teknik sonucu elde
etmek için zorunlu olan, kendine malın şeklini veya mala asli değerini veren şekli
içeren işaretler,
f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda
halkı yanıltacak markalar,
g) Yetkili mercilerden kullanmak için izin alınmamış ve dolayısıyla Paris Sözleşmesinin
2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek markalar,
h) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak
kamuyu ilgilendiren, tarihi, külterel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili
mercilerin tescil izni vermediği diğer armalar, amblemler veya nişanları içeren
markalar,
ı) Sahibi tarafından izin verilmeyen Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesine
göre tanınmış markalar,
j) Dini değerleri ve sembolleri içeren markalar,
k) Kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı markalar. (Değişik fıkra: 22/06/2004 - 5194
S.K./13. md.) *1* Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar
veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış
ise (a), (c) ve (d) bentlerine göre tescili reddedilemez.
MARKA TESCİLİNDE RED İÇİN NİSPİ NEDENLER
Madde 8 - Tescil edilmiş veya tescil için başvuru yapılmış bir markanın sahibi tarafından
itiraz yapılması durumunda aşağıdaki hallerde marka tescil edilemez:
a) Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce
başvurusu yapılmış bir marka ile aynı ise ve aynı mal veya hizmetleri kapsıyorsa,
b) Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce
başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil
için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer
ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından
karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil
için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa.
Marka sahibinin ticari vekili veya temsilcisi tarafından markanın kendi adına tescili
için, marka sahibinin izni olmadan ve geçerli bir gerekçe gösterilmeden yapılan
başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine red edilir.
Tescilsiz bir markanın veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaretin sahibinin
itiraz etmesi üzerine, tescili istenilen marka, aşağıdaki hallerde tescil edilmez.
a) Markanın tescili için yapılan başvuru tarihinden önce veya markanın tescili için
yapılan başvuruda belirtilen rüçhan tarihinden önce bu işaret için hak elde edilmiş
ise,
b)Belirtilen işaret, sahibine daha sonraki bir markanın kullanımını yasaklama hakkını
veriyorsa, Marka, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir
markanın aynı veya benzeri olmakla birlikte, farklı mallar veya hizmetlerde kullanılabilir.
Ancak, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı
tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına
zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini
zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu
daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde
kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu red edilir. Tescil için
başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismi, fotoğrafı, telif hakkı veya
herhangi bir sınai mülkiyet hakkını kapsaması halinde, hak sahibinin itirazı üzerine
tescil başvurusu reddedilir. Ortak ve garanti markalarının sona ermesinden itibaren
üç yıl içinde ortak marka veya garanti markası ile aynı veya benzeri olan marka
tescil başvurusu itiraz üzerine reddedilir. Bir markanın yenilenmeme nedeniyle koruma
süresinin dolmasından sonra iki yıl içerisinde aynı veya benzer markanın, aynı veya
benzer mal ve hizmetler için yapılan tescil başvurusu itiraz üzerine reddedilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: MARKANIN KORUMA KAPSAMI
MARKA TESCİLİNDEN DOĞAN HAKLARIN KAPSAMI
Madde 9 - Aşağıda belirtilen hallerde, marka sahibinin, izni alınmadan
markasının kullanılmasının önlenmesini talep etme yetkisi vardır:
a) Markanın tescil kapsamına giren aynı mal veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli
marka ile aynı olan herhangi bir işaretin kullanılması,
b) Tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal
veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk
üzerinde, işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil,
karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması,
c) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamına giren
mal veya hizmetlerle benzer olmayan mal veya hizmetlerde kullanılması halinde, tescili
istenen işaretin kullanılmasıyla tescilli markanın itibarından dolayı haksız avantaj
elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterine zarar verecek nitelikteki
herhangi bir işaretin kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, birinci fıkra uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin mal veya ambalajı üzerine konulması,
b) İşareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim edilebileceğinin
teklif edilmesi veya o işaret altında hizmetlerin sunulması veya sağlanması,
c) İşareti taşıyan malın ithali (Ek ibare: 03/11/1995 - 4128/5 md.) veya ihracı,
d) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarda kullanılması. Markanın sağladığı
haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayın tarihi itibariyle hüküm ifade
eder. Markanın tescili için yapılacak başvurunun yayınlanmasından sonra doğabilecek
durumlarla ilgili olarak tazminat talebi yapılabilir. Ancak başvurunun yayını ile
doğan haklar, tescilin yayınıyla birlikte tescilli markadan doğan hakların kapsamı
içinde değerlendirilir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak
tescilin yayınlanmasından önce karar veremez.
MARKANIN SÖZLÜK VEYA BAŞKA BAŞVURU ESERLERİNDE YER ALMASI
Madde 10 - Tescilli bir markanın, tescilli olduğu belirtilmeden bir sözlük,
ansiklopedi veya bir başka başvuru eserinde, jenerik ad izlenimi verecek şekilde,
yayımlanması durumunda, marka sahibinin talebi üzerine yayımcı, yayımın sonraki
ilk sayısında yanlışlığı düzeltir.
TİCARİ VEKİL VEYA TEMSİLCİ ADINA TESCİLLİ MARKANIN KULLANIMININ YASAKLANMASI
Madde 11 - Marka sahibinin ticari vekili veya temsilcisi adına, marka sahibinin
izni alınmadan marka tescili yapılması halinde; marka sahibi kullanım için yetki
vermemiş ise ve ticari vekil veya temsilcinin haklı bir gerekçesi yoksa, marka sahibinin
markasının kullanılmasına itiraz etmek hakkı vardır.
MARKA TESCİLİNDEN DOĞAN HAKLARIN KAPSAMINDA İSTİSNA
Madde 12 - Dürüstçe ve ticari veya sanayi konularıyla ilgili olarak kullanılmaları
koşuluyla üçüncü kişilerin, ad ve adresini, mal veya hizmetlerle ilgili cins, kalite,
miktar, kullanım amacı, değer, coğrafi kaynak, üretim veya sunuluş zamanı veya diğer
niteliklere ilişkin açıklamaları kullanmaları marka sahibi tarafından engellenemez.
MARKA TESCİLİNDEN DOĞAN HAKLARIN TÜKETİLMESİ
Madde 13 - Tescilli bir markanın tescil kapsamındaki mal üzerine konularak,
marka sahibi tarafından veya onun izni ile Türkiye'de piyasaya sunulmasından sonra,
mallarla ilgili fiiller marka tescilinden doğan hakkın kapsamı dışında kalır. Marka
sahibinin, birinci fıkra hükmüne girmesine rağmen, malın piyasaya sunulmasından
sonra, üçüncü kişiler tarafından değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçlı
kullanmalarını önleme yetkisi vardır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: MARKANIN KULLANILMASI
MARKANIN KULLANILMASI
Madde 14 - Markanın, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde, haklı bir
neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz
ara verilmesi halinde, marka iptal edilir. Aşağıda belirtilen durumlar markayı kullanma
kabul edilir:
a) Tescilli markanın ayırt edici karakterini değiştirmeden markanın farklı unsurlarla
kullanılması,
b) Markanın yalnız ihracat amacıyla mal ya da ambalajlarında kullanılması,
c) Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması,
d) Markayı taşıyan malın ithalatı.
BEŞİNCİ BÖLÜM MARKA TESCİLİNDEN DOĞAN HAKLARLA İLGİLİ HUKUKİ İŞLEMLER
MARKANIN HUKUKİ İŞLEMLERE KONU OLMASI
Madde 15 - Tescilli bir marka, başkasına devir edilebilir, miras yolu ile
intikal edebilir, kullanma hakkı lisans konusu olabilir, rehin edilebilir. Rehin
hakkı bakımından Medeni Kanunun rehin hakkına ilişkin hükümleri uygulanır. Tescilli
bir marka üzerindeki sağlararası işlemler yazılı şekle tabidir.
MARKANIN DEVRİ
Madde 16 - Marka, tescil edildiğini mal veya hizmetlerin tümü veya bir
kısmı için devredilebilir. Bir işletmenin aktif ve pasifleri ile birlikte devri,
aksi kararlaştırılmamışsa, işletmeye ait markaların da devrini kapsar. Bu hüküm,
işletmenin devrine, sözleşmeden doğan yükümlülük halinde uygulanır. İkinci fıkra
hükmü hariç olmak üzere, bir markanın devri, mahkeme kararının sonucu olan devir
hariç, yazılı olarak yapılır ve devir sözleşmesi taraflarca imzalanır. Aksine sözleşmeler
hükümsüzdür. Markanın devri, mal veya hizmetlerin coğrafi kaynağı, kalitesi veya
markanın kendisi ile ilgili olarak halkı yanılgıya düşürebilecek nitelikte ise,
yeni marka sahibi halkı yanılgıya düşürmeyecek şekilde mal veya hizmetlerde marka
tescilinin sınırlı bir hale getirilmesini kabul etmediği takdirde devir işlemi Enstitü
tarafından yapılmaz. Tescilli bir markanın devri sırasında aynı markanın veya ayırt
edilemeyecek derecede benzerinin, aynı veya halkı yanılgıya düşürecek derecede benzeri
mallar veya hizmetler için başka marka tescillerinin bulunması halinde, bu markaların
da devredilmesi şarttır. Devir, taraflardan birinin talebi üzerine, sicile kayıt
edilir ve yayınlanır. Devir, sicile kayıt edilmediği sürece, taraflar markanın tescilinden
doğan yetkileri iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremez.
TİCARİ VEKİL VEYA TEMSİLCİ ADINA TESCİLLİ MARKANIN DEVRİ
Madde 17 - Marka sahibinin izni olmadan onun ticari vekili veya temsilcisi
adına marka tescil edilmesi halinde, ticari vekil veya temsilcinin haklı bir gerekçesi
yoksa, marka sahibinin söz konusu tescilin kendi lehine devredilmesini isteme yetkisi
vardır.
MARKANIN TEMİNAT OLARAK GÖSTERİLMESİ
Madde 18 - Tescilli bir marka, işletmeden bağımsız olarak, teminat olarak
gösterilebilir. Markanın teminat olarak gösterilmesi, taraflardan birinin talebi
üzerine, sicile kayıt edilir ve yayınlanır.
HACİZ
Madde 19 - Tescilli bir marka işletmeden bağımsız olarak, haciz edilebilir.
Haciz sicile kayıt edilir ve yayınlanır.
LİSANS
Madde 20 - Tescilli bir markanın kullanım hakkı, tescil edildiği mal veya
hizmetlerin bir kısmı veya tamamı için lisans sözleşmesine konu olabilir.
LİSANS ŞARTLARI
Madde 21 - Lisans, inhisari lisans veya inhisari olmayan lisans şeklinde
verilebilir. Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, lisans inhisari değildir. Lisans
veren markayı kendi kullanabileceği gibi, üçüncü kişilere aynı markaya ilişkin başka
lisanslar da verebilir. İnhisarı lisans söz konusu olduğu zaman, lisans veren başkasına
lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça, kendisi de markayı kullanamaz.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa lisans sahipleri, lisanstan doğan haklarını
üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans veremez. Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa
lisans hakkını alan kişi, markanın koruma süresinde markanın kullanılmasına ilişkin
her türlü tasarrufta bulunabilir. Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, inhisari
lisansa sahip olan kişi, üçüncü bir kişi tarafından marka sahibinin markadan doğan
haklarına, tecavüz edilmesi durumunda, marka sahibinin bu Kanun Hükmünde Kararname
uyarınca açabileceği davaları, kendi adına açabilir. İnhisari olmayan lisans sahiplerinin,
dava açma hakları yoktur. Altıncı fıkra hükümlerine göre, markaya tecavüz dolayısıyla
dava açma hakkı olmayan bir lisans alan, noter vasıtasıyla yapacağı bir bildirimle,
gereken davayı açmasını marka sahibinden isteyebilir. Marka sahibinin, bu talebi
kabul etmemesi veya bildirimin alındığı tarihten itibaren üç ay içinde, gerekli
davanın açılmaması halinde, lisans alan yaptığı bildirimi de ekleyerek, kendi adına
dava açabilir. Lisans alan, ciddi bir zarar tehlikesi karşısında ve söz konusu sürenin
geçmesinden önce, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.
Lisans alan, dava açtığını marka sahibine bildirir. Marka sahibi, talimatlarıyla
uygunluk içinde, lisans alan tarafından üretilen malın veya sunulan hizmetlerin
kalitesini garanti edecek önlemleri alır. Sözleşme şartlarının lisans alan tarafından
ihlali halinde, tescilli bir markadan doğan haklar, lisans alana karşı, dava yoluyla
ileri sürülebilir. Lisans sicile kayıt edilmediği sürece, iyiniyetli üçüncü kişilere
karşı ileri sürülemez. Lisans sözleşmelerinde, bu Kanun Hükmünde Kararname ile konuya
ilişkin diğer kanun, tüzük, yönetmelik ve tebliğlere aykırı hükümler bulunamaz.
Bu tür düzenlemeler lisans tarihinden sonra yapılsa dahi, lisans sözleşmelerindeki
aykırı hükümler geçersiz sayılır.
HUKUKİ İŞLEMLERİN BAŞVURULARA UYGULANMASI
Madde 22 - Devir, lisans, intikal, haciz, rehin ve marka sahibi hakkındaki
değişiklikler ile ilgili hukuki işlemler marka başvurularına da uygulanır. (Ek fıkra:
22/06/2004 - 5194 S.K./14. md.) Bildirim adresinde bir değişiklik olması durumunda,
adres değişikliğinin yazılı olarak Enstitüye bildirilmesi zorunludur. Bu bildirimin
yapılmaması halinde, Enstitüde mevcut en son adrese yapılmış bildirimler geçerlidir.
İKİNCİ KISIM: BAŞVURU
BİRİNCİ BÖLÜM: MARKA BAŞVURUSU VE EKLERİ
BAŞVURU ŞARTLARI
Madde 23 - Bir markanın tescil edilmesi için, aşağıda belirtilen unsurlar ile başvuruda
bulunmak şarttır:
a) Şekli ve kapsamı yönetmelikte belirlenen, başvuru sahibinin kimliğine ilişkin
bilgileri de içeren başvuru dilekçesi,
b) Markanın yayına ve çoğaltmaya elverişli örneği,
c) Markanın kullanılacağı malların veya hizmetlerin listesi,
d) Başvuru ücretinin ödendiğini gösterir belge aslı,
e) Sınıf veya sınıfların ücretinin ödendiğini gösterir belge aslı,
f) Marka vekili tayin edilmiş ise vekaletname,
g) Başvuru sahibi tüzel kişi ise imza sirküleri,
h) Başvuru sahibinin ticaretle uğraştığını gösterir belge, Bir marka tescil başvurusunun
geçerliliği için, başvuru ücretinin başvuru ile birlikte ödenmesi şarttır. Her marka
tescili için ayrı başvuru yapılması zorunludur. Bir marka başvurusu ile birlikte
veya daha sonra Enstitüye verilecek her türlü belge, bu Kanun Hükmünde Kararnameye
ilişkin yönetmelikte öngörülen hususları kapsar.
SINIFLANDIRMA
Madde 24 - Markaların kullanılacağı mallar veya hizmetler, markaların tescili
amaçları için malların veya hizmetlerin uluslararası sınıflandırmasına ilişkin esaslara
göre sınıflandırılır. Sınıflandırma ile ilgili ilkeler yönetmelikte belirtilir.
İKİNCİ BÖLÜM: RÜÇHAN HAKKI
MİLLETLERARASI SÖZLEŞMELERE DAYANAN BAŞVURULARDAN DOĞAN RÜÇHAN HAKLARI
Madde 25 - Paris Sözleşmesine dahil ülkelerden birine mensup veya bu ülkelerden
birine mensup olmamakla birlikte onlardan birinde ikametgahı veya işler durumda
bir ticari müessesesi bulunan gerçek veya tüzel kişiler, bu ülkelerin herhangi birinde
yetkili mercilere bir markanın tescili için usulüne uygun olarak yaptıkları başvuru
tarihinden itibaren altı ay süreyle aynı marka için tescil belgesi almak üzere Türkiye'de
başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından yararlanır. Bu süre içinde kullanılmayan
rüçhan hakları düşer. Birinci fıkrada belirtilen süre içinde, rüçhan hakkına dayanılarak
başvuru yapıldığı takdirde, rüçhan hakkının doğduğu tarihten itibaren üçüncü kişiler
tarafından yapılacak rüçhan hakkına konu olan tescil başvurusunun mal veya hizmetler
itibarıyla kapsamındaki başvurular ve bunlar adına yapılacak marka tescilleri hüküm
ifade etmez. Paris Sözleşmesine taraf bir ülke uyruğu olan gerçek veya tüzel kişi,
Paris Sözleşmesine taraf olmayan bir ülkede marka tescili için geçerli bir başvuru
yapmışsa, bu madde hükmüne göre, söz konusu başvurunun rüçhan hakkından yararlanır.
SERGİLERDE TEŞHİR HAKKINDAN DOĞAN RÜÇHAN HAKLARI
Madde 26 - Tescil başvurusundaki markanın kullanılacağı malları veya hizmetleri
Türkiye'de açılan milli ve milletlerarası sergilerde veya Paris Sözleşmesine taraf
ülkelerde açılan resmi veya resmi olarak tanınan sergilerde teşhir eden 3 üncü maddenin
birinci fıkrasında yazılı gerçek veya tüzel kişiler, sergideki teşhir tarihinden
itibaren altı ay içinde Türkiye'de marka tescil ettirmek için başvuru yapma konusunda
rüçhan hakkından yararlanır. Tescil başvurusunda belirtilen markanın kullanılacağı
mallar veya hizmetler, sergide görünür şekilde resmi açılış tarihinden önce sergilenmişse
rüçhan süresi, malların sergi yerine konulduğu veya hizmetin sergilendiği tarihten
itibaren başlar. Birinci fıkrada belirtilen sergilerden Türkiye'de açılanların yetkili
mercileri, tescil başvurusundaki bir markanın kullanılacağı mallarını sergide teşhir
edenlere veya hizmeti sergileyenlere, teşhir ettikleri malların çeşidini veya teşhir
ettikleri hizmetlerin cinsini açıkça belirten ve malın veya hizmetin sergide görünür
şekilde sergilendiği tarihi ve resmi açılış tarihini gösterir bir belge verir. Yabancı
ülkelerde teşhir edilen mallar veya hizmetler için, serginin açıldığı ülkenin yetkili
mercileri tarafından düzenlenen ve üçüncü fıkrada yazılı hususları içeren bir belgenin
verilmesi şarttır. Başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir markanın kullanılacağı
malların Türkiye'de açılan sergilerde teşhir edilmesine ve sergi bittikten sonra
ülkesine geri gönderilmesine engel olunmaz. Bir sergide teşhir edilmiş, tescil başvurusu
bulunan veya tescilli bir markanın kullanılacağı mallar veya hizmetler ile ilgili
olarak birden çok başvuru yapılmışsa, bu durumda bu malları veya hizmetleri ilk
sergileyen kişi, aynı zamanda sergilenmesi halinde ise ilk başvuruda bulunan kişi,
rüçhan hakkından yararlanır.
RÜÇHAN HAKKININ HÜKMÜ
Madde 27 - 25 inci ve 26 ncı madde hükümlerine göre rüçhan hakkının hüküm
ve sonuçları, rüçhan hakkının talep edildiği başvurunun tarihi itibariyle doğar.
RÜÇHAN HAKKININ TALEP EDİLMESİ VE BELGELENDİRİLMESİ
Madde 28 - Başvuru sahibi, yararlanmak istediği rüçhan hakkını başvuru
ile birlikte talep eder. Bununla ilgili rüçhan hakkı belgesini, başvuru tarihinden
itibaren üç ay içinde vermediği takdirde rüçhan hakkından yararlanma talebi yapılmamış
sayılır. Sergi teşhir hakkına dayalı olarak alınmış bir rüçhan, 25 inci maddeye
göre verilen rüçhan süresini uzatmaz.
ÜÇÜNCÜ KISIM: TESCİL İŞLEMLERİ
BİRİNCİ BÖLÜM: BAŞVURUNUN İNCELENMESİ
ŞEKLİ İNCELEME
Madde 29 - Enstitü, başvurunun 23 üncü maddede belirtilen şartlara uygunluğunu
ve herhangi bir şekli eksikliğin bulunup bulunmadığını inceler. Enstitü 23 üncü
maddenin birinci ve ikinci fıkrası hükmü uyarınca herhangi bir eksikliğin olmadığına
karar verirse, marka tescil başvurusu başvurunun Enstitüye veya onun yetkili kıldığı
makama verildiği tarih, saat ve dakika itibariyle kesinleşir. Rüçhan hakkı talep
edilmişse, Enstitü tarafından 25 inci, 26 ncı ve 27 nci madde hükümlerine göre ayrıca
inceleme yapılır.
ŞEKLİ EKSİKLERİN GİDERİLMESİ
Madde 30 - Bir başvuruda, 23 üncü maddede yer alan şartların yerine getirilmediği
tesbit edilirse, Enstitü söz konusu eksiklerin yönetmelikte öngörülen süre içinde
giderilmesini başvuru sahibine bildirir. Enstitü, 23 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) bendinde belirtilen başvuru dilekçesinde başvuru sahibinin kimliğine ilişkin
bilgilerin bulunmaması veya eksik bulunması yahut (b), (c), (d) bentlerinde belirtilen
belgelerden herhangi birinin verilmemesi halinde, başvuruyu reddeder. Enstitü tarafından
giderilmesi istenen ve 23 üncü maddenin birinci fıkrasının (e), (f), (g) ve (h)
bentleri kapsamına giren eksiklerin, yönetmelikte öngörülen süre içinde giderilmiş
olması koşuluyla, marka tescil başvurusu, başvurunun ilk yapıldığı tarih itibariyle
kesinleşir. Rüçhan hakkına ilişkin eksiklerin giderilmemesi, sadece rüçhan hakkının
yitirilmesi bakımından hüküm ifade eder.
BAŞVURU YAPMA HAKKI YÖNÜNDEN İNCELEME
Madde 31 - 3 üncü madde kapsamına girmeyen gerçek veya tüzel kişilerin
başvurusu reddedilir.
RED İÇİN KESİN NEDENLER YÖNÜNDEN İNCELEME
Madde 32 - Enstitü, başvurunun şekli yönden hiç bir eksiği bulunmadığına
karar verirse, markanın kullanılacağı ve tescil kapsamına girmesi talep edilen mallar
veya hizmetlerin bir kısmı veya tamamı itibariyle başvurunun özellikle 7 nci madde
hükümleriyle uygunluğunu inceler. Başvuru, 7 nci maddeye göre, uygun görülmeyen
mallar veya hizmetlerin tamamı veya bir kısmı itibariyle reddedilir.
İKİNCİ BÖLÜM: BAŞVURUNUN YAYINLANMASI
BAŞVURUNUN YAYINLANMASI
Madde 33 - Başvuru şartları eksiksiz bir şekilde yerine getirilmiş ve 29,
30, 31 ve 32 nci madde hükümlerine göre reddedilmemiş bir marka tescil başvurusu
ilgili bültende yayınlanır. Başvurunun birinci fıkrada belirtilen madde hükümlerine
göre reddedilmesine, başvuru yayınlandıktan sonra karar verilirse, başvurunun reddedildiğine
ilişkin karar ayrıca yayınlanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN GÖRÜŞ VE İTİRAZLARI
ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN GÖRÜŞLERİ
Madde 34 - Marka başvurusunun yayınından sonra, herhangi bir gerçek veya
tüzel kişi veya herhangi bir grup veya hizmetleri temin edenler, üreticiler veya
imalatçıları temsil eden bir organ, tacir veya tüketiciler, 7 nci maddeye göre,
markanın tescil için yeterli nitelikleri taşımadığını belirten yazılı görüşlerini
Enstitüye sunabilir. Ancak bu kişiler, Enstitü nezdinde işlemlere taraf olamaz.
İTİRAZ
Madde 35 - Tescil başvurusu yapılmış markanın 7 nci ve 8 inci madde hükümlerine
göre tescil edilmemesi gerektiğine ilişkin itirazlar ile başvurunun kötü niyetle
yapıldığına ilişkin itirazlar ilgili kişiler tarafından marka başvurusunun yayınından
itibaren üç ay içerisinde yapılır. 8 inci maddenin son fıkrası çerçevesinde yapılacak
itiraz, ancak itiraz eden kişinin markasını bu süre içerisinde kullanmaması halinde
reddedilir. İtirazlar yazılı ve gerekçeli olarak yapılır. Enstitü itiraz sahibinden,
yönetmelikte öngörülen sürede yerine getirilmek üzere, ek belge, kanıt ve gerekçeler
isteyebilir. Bu süre içerisinde istenilen ek belge, kanıt ve gerekçeler Enstitüye
verilmediği takdirde itiraz yapılmamış sayılır.
İTİRAZIN İNCELENMESİ
Madde 36 - Enstitü, itirazları incelerken gerekli gördüğü süre ve sıklıkta
tarafların itiraz ve karşı görüşlerini ilgili taraflara iletir ve yazılı görüşlerini
alır. Enstitü gerekli görürse tarafları uzlaşmak için biraraya getirir. Enstitü,
yapılan itirazı geçerli bulmazsa reddeder. İtiraz, başvuruda kullanılacağı belirtilen
mallar veya hizmetlerden bir kısmıyla ilgili olarak geçerli bulunursa, bu mallar
veya hizmetlere ilişkin olarak kabul edilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: MARKA BAŞVURUSU İLE İLGİLİ ŞEKLİ İŞLEMLER
YANLIŞLIKLARIN DÜZELTİLMESİ
Madde 37 - Başvuru sahibinin talebi üzerine, marka başvurusunda içerik,
mal veya hizmetlerde değişiklikleri kapsamayan; başvuru sahibinin adı ve adresindeki
hatalar, imla hatalarına ilişkin yanlışlıkların düzeltilmesi, başvurunun incelenmesi
işlemleri aşamasında yapılır.
BAŞVURUNUN GERİ ÇEKİLMESİ
Madde 38 - Marka başvurusu, markanın tescil edilmesinden önce, başvuru
sahibi tarafından geri çekilebilir.
BEŞİNCİ BÖLÜM: TESCİL
TESCİL
Madde 39 - Bu Kanun Hükmünde Kararname ve ilgili yönetmelik hükümlerine
göre başvurusunu eksiksiz yapmış veya eksiklerini gidermiş ve süresi içerisinde
hakkında itiraz yapılmamış veya yapılan itiraz kesin olarak reddedilmiş bir başvuru,
tescil edilerek sicile kaydedilir. Başvuru sahibine "Marka Tescil Belgesi" verilir.
Sicil kaydında; marka örneği, başvuru tarihi, marka tescil numarası, markanın kullanılacağı
mallar veya hizmetlerin listesi, mal veya hizmetlerin sınıf veya sınıfları, marka
sahibinin ve varsa vekilinin adı, soyadı, uyruğu, tüzel kişilerde ticaret ünvanı
ve hangi ülkenin kanunlarına göre kurulu olduğu, adresi, tescil tarihi, marka ve
marka hakları ile ilgili bütün değişiklikler ve yönetmelikte öngörülen diğer hususlar
yer alır. Marka sicili alenidir. Talep edilmesi ve yönetmelikte öngörülen ücretin
ödenmesi koşuluyla sicil örneği verilir. Sicil kaydı yapılan marka ile ilgili bilgiler
yönetmelikte şekil ve şartları belirtildiği biçimde ve ikinci fıkrada yer alan unsurları
da kapsamak üzere yayınlanır.
DÖRDÜNCÜ KISIM: MARKANIN KORUMA SÜRESİ VE MARKA TESCİLİNİN YENİLENMESİ
MARKANIN KORUMA SÜRESİ
Madde 40 - Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren
on yıldır. Bu süre, onar yıllık dönemler halinde yenilenir.
YENİLEME
Madde 41 - Koruma süresi sona eren marka, sahibinin veya onun yetkili kıldığı vekilin
talebi ve yönetmelikte öngörülen yenileme ücretinin ödenmesi koşuluyla yenilenir.
Enstitü, tescil süresinin dolmakta olduğunu, sürenin bitiminden önce ve yönetmelikte
öngörülen süre içinde, marka hakkı sahibine haber verir. Enstitünün bu bilgiyi vermemiş
olması, Enstitüye herhangi bir sorumluluk getirmez. Yenileme talebinin yapılması
ve yenileme ücretinin ödenmesi, koruma süresinin sona erdiği ayın son gününden önceki
altı ay içinde gerçekleştirilir. Bu sürenin kaçırılması durumunda, yenileme talebi,
ek bir ücretin ödenmesi koşuluyla, koruma süresinin sona erdiği ayın son gününden
itibaren altı aylık süre uzatımı içinde de yapılabilir. Yenileme süresi mevcut tescilin
sona erdiği gün başlar. Yenileme sicile kayıt edilir ve yayınlanır. Koruma süresinin
bitiminden itibaren altı aylık süre içerisinde yenilenmeyen markalar hükümsüz sayılır.
BEŞİNCİ KISIM: MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE MARKA HAKKININ SONA ERMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM: MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ
HÜKÜMSÜZLÜK HALLERİ
Madde 42 - Aşağıdaki hallerde markanın hükümsüz sayılmasına yetkili mahkeme
tarafından karar verilir:
a) 7 ci maddede sayılan haller. (Ancak, 7 nci maddenin (ı) bendinde belirtilen tanınmış
markalarla ilgili davanın tescil tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde açılması gerekir.
Markanın tescilinde kötü niyet varsa iptal davası süreye bağlı değildir.)
b) 8 inci maddede sayılan haller. (Ancak, 8 inci maddenin son fıkrası çerçevesinde
açılan davada önceki hak sahibi koruma süresinin bitiminden itibaren 2 yıl içerisinde
markasını kullanmamışsa bu bir hükümsüzlük nedeni sayılmaz.)
c) 14 üncü maddeye aykırılık. (Ancak, 5 yılın dolması ile davanın açıldığı tarih
arasında ciddi biçimde kullanma hükümsüzlük nedeni sayılmaz. Dava açılacağı düşünülerek
kullanma gerçekleşmiş ise, mahkeme davanın açılmasından önceki üç ay içerisinde
gerçekleşen kullanmayı dikkate almaz.)
d) Marka sahibinin davranışları nedeniyle, marka mal ve hizmetler için yaygın bir
ad haline gelmiş ise,
e) Hak sahibi veya yetkili kıldığı kişi tarafından kullanım sonucunda tescil edildiği
mal ve hizmetlerin niteliği, kalitesi, üretim yeri ve coğrafi kaynağı konusunda
halkta yanlış anlama ihtimali var ise,
f) 59 uncu maddeye aykırı kullanım. Hükümsüzlük nedenleri, markanın tescil edildiği
bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, yalnız o mal veya hizmet ile ilgili
olarak kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. (Değişik fıkra: 22/06/2004 - 5194 S.K./15.
md.) *1* Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya
hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise
7 nci maddenin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentlerine göre tescili hükümsüz
sayılamaz.
HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ
Madde 43 - Markanın hükümsüzlüğünü, ilgili mahkemeden, zarar gören kişiler,
Cumhuriyet savcıları veya ilgili resmi makamlar isteyebilir. HÜKÜMSÜZLÜĞÜN ETKİSİ
Madde 44 - Markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, kararın sonuçları geçmişe
etkilidir. Marka sahibinin kötü niyetli olarak hareket etmesinden kaynaklanan, zararın
giderilmesine ilişkin tazminat talepleri saklı kalmak üzere, hükümsüzlüğün geriye
dönük etkisi, aşağıdaki durumları etkilemez:
a) Markanın hükümsüz sayılmasından önce, bir markaya tecavüz sebebiyle verilen hukuken
kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar,
b) Markanın hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce, yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler.
(Ancak, hal ve şartlara göre, haklı sebepler ve hakkaniyet düşüncesi ile sözleşme
uyarınca ödenmiş bedelin kısmen veya tamamen iadesi mümkündür.) Bir markanın hükümsüzlüğüne
ilişkin kesinleşmiş karar, herkese karşı hüküm doğurur.
İKİNCİ BÖLÜM: MARKA HAKKININ SONA ERMESİ
SONA ERMENİN SEBEPLERİ
Madde 45 - Marka hakkı;
a) Koruma süresinin dolması ve markanın süresi içinde yenilenmemesi,
b) Marka sahibinin marka hakkından vazgeçmesi, nedenlerinden birinin gerçekleşmesi
ile sona erer. Marka hakkının sona ermesi, sona erme sebebinin gerçekleşmiş olduğu
andan itibaren hüküm ifade eder. Marka hakkının sona ermesi, ilgili bültende yayınlanır.
MARKA HAKKINDAN VAZGEÇME
Madde 46 - Marka sahibi, markanın kullanılacağı malların ve/veya hizmetlerin
tamamından veya bir kısmından vazgeçebilir. Vazgeçmenin yazılı olarak Enstitü'ye
bildirilmesi gerekir. Vazgeçme, Marka Siciline kayıt tarihi itibariyle hüküm doğurur.
Marka Siciline kayıt edilmiş hakların ve lisans sahiplerinin izni olmadıkça, marka
sahibi marka hakkından vazgeçemez. Marka üzerinde, bir üçüncü kişi tarafından hak
sahipliği iddia edilmekte ise, onun izni olmadıkça, marka hakkından vazgeçilemez.
ALTINCI KISIM: ENSTİTÜ KARARLARINA İTİRAZ
İTİRAZ
Madde 47 - Enstitü kararlarına karşı itiraz edilebilir. Sonuçlanmayan kararlarla
ilgili itiraz yapılabilmesi için, söz konusu karara ayrı itiraz yapılmasına izin
verilmelidir.
İTİRAZA YETKİLİ KİŞİLER
Madde 48 - Enstitü tarafından alınacak kararlardan zarar gören kişiler,
kararlara karşı Enstitü nezdinde itiraz yapabilir. Alınan kararlarla ilgili işlemlere
taraf diğer kişiler doğrudan itiraz yetkisine sahiptir.
İTİRAZ ŞEKLİ VE ZAMANI
Madde 49 - İtiraz, kararın bildiriminden sonraki iki ay içerisinde yazılı
olarak Enstitüye yapılır. İtirazın değerlendirilmesi için, itiraz ücretinin itiraz
sırasında ödenmesi gerekir. Kararın bildiriminden sonraki iki ay içinde, itiraz
konusunun gerekçeleri yazılı olarak verilir. Bu süre içinde gerekçelerin verilmemesi
halinde itiraz yapılmamış sayılır.
İLGİLİ DAİRENİN DÜZELTME KARARI
Madde 50 - Enstitü ilgili dairesi, itirazın haklı olduğuna ve doğruluğuna
ikna olursa, kararını düzeltebilir. Bu durum, alınan kararlarla ilgili işlemlere
doğrudan taraf olmayan kişilerin itirazı halinde uygulanmaz. Enstitünün ilgili dairesi
yapılan itirazı kabul etmezse, itirazı herhangi bir yorumda bulunmaksızın, Yeniden
İnceleme ve Değerlendirme Kuruluna gönderir.
İTİRAZLARIN İNCELENMESİ
Madde 51 - İtiraz, incelenebilir nitelikte ise, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme
Kurulu, itirazın incelenmesi işlemlerini başlatır. Yeniden İnceleme ve Değerlendirme
Kurulu, yönetmelikte öngörülen süre içinde, diğer taraf veya makam tarafından ileri
sürülen görüşler hakkında, tarafları görüşlerini bildirmeye davet eder.
İTİRAZ HAKKINDA KARAR
Madde 52 - İtirazın incelenmesinden sonra, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme
Kurulu, itiraz hakkında kararını verir.
KARARLARA KARŞI DAVA AÇILMASI
Madde 53 - Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun, 47 ila 52 nci maddelerde
belirtilen itiraz işlemleri ile ilgili kesinleşen kararlarına karşı, kesinleşen
kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde, yetkili mahkemede dava açılabilir.
YEDİNCİ KISIM: GARANTİ MARKALARI VE ORTAK MARKALAR
GARANTİ MARKALARI
Madde 54 - Garanti markası, marka sahibinin kontrolü altında birçok işletme
tarafından o işletmelerin ortak özelliklerini, üretim usullerini, coğrafi menşelerini
ve kalitesini garanti etmeye yarayan işarettir. Garanti markasının marka sahibinin
veya marka sahibine iktisaden bağlı olan bir işletmenin mal veya hizmetlerinde kullanılması
yasaktır.
ORTAK MARKA
Madde 55 - Ortak marka, üretim veya ticaret veya hizmet işletmelerinden
oluşan bir grup tarafından kullanılan işarettir. Ortak marka gruptaki işletmelerin
mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarar.
GARANTİ MARKASI VEYA ORTAK MARKA TEKNİK YÖNETMELİĞİ
Madde 56 - Bir garanti markasının veya ortak markanın tescili için başvuru
ile birlikte markanın kullanılma usul ve şeklini gösterir bir teknik yönetmeliğin
verilmesi zorunludur. Garanti markası teknik yönetmeliği markanın garanti edilen
mal veya hizmetlerin ortak özellikleri hakkında hükümler içerir ve markanın kullanılmasının
kontrolunun yapılma şekillerini ve gerektiğinde uygulanacak cezaları öngörür. Ortak
marka teknik yönetmeliğinde, ortak markayı kullanmaya yetkili olan işletmeler belirtilir.
Ortak markanın tescili için ortak marka sahipleri birlikte hareket eder. Ortak markanın
yenilenmesi için ortaklardan birinin başvurması yeterlidir.
TEKNİK YÖNETMELİĞİN DEĞİŞTİRİLMESİ
Madde 57 - Teknik yönetmelikte yapılacak değişiklikler Enstitü tarafından
onaylanmadıkça uygulanamaz. Teknik yönetmelikte yapılması istenilen değişiklikler,
56 ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına veya kamu düzenine ve genel ahlaka
aykırı olması halinde, Enstitü tarafından değişiklik talebi reddedilir.
KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEYE AYKIRI TEKNİK YÖNETMELİK
Madde 58 - Teknik yönetmelik, 56 ncı maddede öngörülen şartları içermediği
takdirde, teknik yönetmelikte gerekli değişiklikleri yapması, Enstitü tarafından
marka sahibine bildirilir. Marka sahibi bildirim tarihinden itibaren altı ay içinde
gerekli değişiklikleri yapmaz ve teknik yönetmeliği düzeltmez ise, garanti markası
veya ortak markanın tescili talebi red edilir.
TEKNİK YÖNETMELİĞE AYKIRI KULLANMA
Madde 59 - Marka sahibi, garanti markasının veya ortak markanın belirli
bir sürede teknik yönetmeliğe aykırı olarak kullanmasına göz yumar ve taraflardan
birinin başvurusu üzerine mahkemece tanınacak süre içinde, söz konusu aykırı kullanım
düzeltilmediği takdirde, marka, tanınan süre sonunda mahkeme tarafından iptal edilir.
DEVİR VE LİSANS
Madde 60 - Garanti markasının veya ortak markanın devri veya bir ortak
markada lisans verilmesi, Marka Siciline kayıt halinde geçerlidir.
SEKİZİNCİ KISIM: MARKA HAKKINA TECAVÜZ DURUMLARI
MARKA HAKKINA TECAVÜZ SAYILAN FİİLLER
Madde 61 - Aşağıda yazılı fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) 9 uncu maddenin ihlali,
b) Marka sahibinin izni olmaksızın markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini
kullanmak suretiyle markayı taklit etmek,
c) Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın
taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan
markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına
çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veya ticari amaçla elde bulundurmak,
d) (İptal bend: Anayasa mahkemesinin 2002/92 E, 2004/25 K ve 02/03/2004 tarihli
kararı ile ) *1* *2*
e) (a) ila (c) bendlerinde yazılı fiillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik
etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak,
f) Kendisinde bulunan ve başkası adına tescilli bir markayı veya ayırt edilmeyecek
derecede benzerini taşıyan ürünün veya ticaret alanına çıkarılan malın nereden alındığını
veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak. Madde 61/A - (Ek madde: 03/11/1995
- 4128/5 md;Değişik madde: 22/06/2004 - 5194 S.K./16. md.) *1*
Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında;
a) Marka hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildirimini gerçeğe aykırı
olarak yapanlar, marka koruması olan bir eşya veya ambalajı üzerine konulmuş marka
koruması olduğunu belirten işareti yetkisi olmadan kaldıranlar, kendisini haksız
olarak marka başvurusu veya marka hakkı sahibi olarak gösterenler hakkında, bir
yıldan iki yıla kadar hapis cezasına veya ondörtmilyar liradan yirmiyedimilyar liraya
kadar ağır para cezasına veya her ikisine,
b) Mevcut olmadığını veya üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığını bildiği veya bilmesi
gerektiği halde bu Kanun Hükmünde Kararnamenin devir, intikal, rehin ve haciz ile
ilgili maddelerinde yazılı haklardan birini veya bu hakla ilgili lisansı başkasına
devreden, veren, rehneden, bu haklarla ilgili herhangi bir tasarrufta bulunanlar
ile korunan bir marka hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresinin bittiği veya
marka hakkının hükümsüzlüğü veya marka korunmasından doğan hakkının sona ermesi
durumlarında; kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya
veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilanlarına, hukuken korunan bir marka
hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde işaretler koyan veya bu amaçla
ilan ve reklamlarda, bu tarzda yazı, işaret veya ifadeleri kullananlar hakkında,
iki yıldan üç yıla kadar hapis cezasına veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar
liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine,
c) 61 inci maddede yazılı fiillerden birini işleyenler hakkında, iki yıldan dört
yıla kadar hapis cezasına veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar
ağır para cezasına veya her ikisine, ayrıca işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere
kapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerine, Hükmolunur. (a), (b) ve
(c) bentlerinde sayılan suçlar, hizmetlerini yaptıkları sırada bir işletmenin çalışanları
tarafından doğrudan doğruya veya emir üzerine işlenmişse çalışanlar ve suçun işlenmesine
mani olmayan işletme sahibi, müdür veya temsilcisi ve hangi unvan ve sıfatla olursa
olsun işletmeyi fiilen yöneten kişi de aynı surette cezalandırılır. Bir tüzel kişinin
işleri yürütülürken bu maddede sayılan suçlardan biri işlenirse, tüzel kişi, masraflar
ve para cezasından müteselsilen sorumlu olur. Fiile iştirak edenler hakkında olayın
mahiyetine göre 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 64, 65, 66 ve 67 nci maddeleri hükümleri
uygulanır. Bu maddede sayılan suçlardan dolayı kovuşturma şikayete bağlıdır. Bu
madde hükümlerinin uygulanmasında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun
344 üncü maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendi uygulanmaz. Marka korumasından
doğan hakları tecavüze uğrayandan başka, 61 inci maddede sayılanlar dışında kalan
suçlarda Enstitü; marka hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildiriminin
gerçeğe aykırı olarak yapılması ile korunan bir marka hakkının sahibi olmadığı veya
koruma süresinin bittiği veya herhangi bir sebeple marka hakkının hükümsüzlüğü veya
marka korumasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında; kendisinin veya başkasının
imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına
veya ilanlarına, hukuken korunan bir marka hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak
şekilde işaretler koyma veya bu amaçla ilan ve reklamlarda bu tarzda yazı, işaret
veya ifadelerin kullanılması durumlarında, 08/03/1950 tarihli ve 5590 sayılı Kanun
veya 17/07/1964 tarihli ve 507 sayılı Kanuna tabi kuruluşlar ve tüketici dernekleri
de şikayet hakkına sahiptir. Şikayetin fiil ve failden haberdar olma tarihinden
itibaren iki yıl içinde yapılması gerekir. *2* Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikayet,
acele işlerden sayılır. Marka hakkı başvurusu veya marka korumasından doğan haklara
tecavüz dolayısıyla üretilmesi cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan
araç, gereç, cihaz, makine gibi vasıtaların zapt edilmesi veya el konulması veya
yok edilmesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 36 ncı maddesi hükmü ile 1412 sayılı
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
MARKA SAHİBİNİN TALEPLERİ
Madde 62 - Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi, mahkemeden, aşağıdaki
taleplerde bulunabilir:
a) Marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulması,
b) Tecavüzün giderilmesi ve maddi ve manevi zararın tazmini,
c) (Değişik bent: 03/11/1995 - 4128/5 md.) Marka hakkına tecavüz dolayısı ile üretilmesi
veya kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç,
cihaz, makine gibi vasıtalara el koyulması talebi.
d) (c) bendi uyarınca el konulan ürünler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması,
(Bu durumda, söz konusu ürünlerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değer,
kabul edilen tazminatı aştığı zaman, marka sahibinin fazlayı karşı tarafa ödemesi
gerekir.).
e) (Değişik bent: 03/11/1995 - 4128/5 md.) Marka hakkına tecavüzün devamını önlemek
üzere tedbirlerin alınması, özellikle bu maddenin (c) bendine göre el koyulan ürünlerin
ve araçların üzerlerindeki markaların silinmesi veya marka hakkına tecavüzün önlenmesi
için kaçınılmaz ise imhası talebi.
f) Marka hakkına tecavüz eden kişi aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları
tecavüz eden tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya yayın
yoluyla duyurulması.
HUKUK DAVALARINDA YETKİLİ MAHKEME
Madde 63 - Marka sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında
yetkili mahkeme, davacının ikametgahının olduğu veya suçun işlendiği veya tecavüz
fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir. Davacının Türkiye'de ikamet etmemesi
halinde, yetkili mahkeme, sicilde kayıtlı vekilin iş yerinin bulunduğu yerdeki ve
eğer vekillik kaydı silinmiş ise, Enstitünün merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir.
Üçüncü kişiler tarafından marka başvurusu veya marka sahibi aleyhine açılacak davalarda
yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir. Marka başvurusu
veya marka sahibinin Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, ikinci fıkra hükmü uygulanır.
Birden fazla mahkemenin yetkili olduğu durumda, yetkili mahkeme, ilk davanın açıldığı
mahkemedir.
TAZMİNAT
Madde 64 - Marka sahibinin izni olmaksızın, marka taklit edilerek üretilen
ürünü üreten, satan, dağıtan veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkaran veya
bu amaçlar için ithal eden veya ticari amaçla elde bulunduran kişi, hukuka aykırılığı
gidermek ve sebep olduğu zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Taklit markayı herhangi
bir şekilde kullanmakta olan kişi, marka sahibinin markanın varlığından ve tecavüzden
kendisini haberdar etmesi ve tecavüzü durdurmasını talep etmesi halinde veya kullanmanın
kusurlu bir davranış teşkil etmesi halinde, sebep olduğu zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
TECAVÜZÜ KANITLAYAN BELGELER
Madde 65 - Marka sahibi, markanın kendi izni olmaksızın taklit edilerek kullanılması
sonucunda uğramış olduğu zarar miktarının belirlenmesi için tazminat yükümlüsünden
markanın kullanılması ile ilgili belgeleri vermesini talep edebilir.
YOKSUN KALINAN KAZANÇ
Madde 66 - Marka sahibinin uğradığı zarar, sadece fiili kaybın değerini
değil, ayrıca marka hakkına tecavüz dolayısıyla yoksun kalınan kazancı da kapsar.
Yoksun kalınan kazanç, zarar gören marka sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki
değerlendirme usulerinden birine göre hesap edilir:
a) Marka hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, marka sahibinin markanın kullanması
ile elde edilebileceği muhtemel gelire göre,
b) Marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre,
c) Marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde
kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre, Yoksun kalınan kazancın
hasaplanmasında, özellikle markanın ekonomik önemi, marka hakkına tecavüz edildiği
anda geçerlilik süresi ve tecavüz sırasında markaya ilişkin lisansların sayısı ve
çeşidi gibi etkenler göz önünde tutulur.
YOKSUN KALINAN KAZANCIN ARTIRIMI
Madde 67 - Marka üzerinde tasarruf yetkisi olan kişi, yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında,
66 ncı maddenin ikinci fıkrasının (a) veya (b) veya (c) bendlerinde belirtilen değerlendirme
usullerinden birini seçmişse; mahkeme, ürünün satışında markanın ekonomik bakımdan
önemli bir katkısının bulunduğu kanaatına vardığı takdirde, kazancın hesaplanmasında
makul bir payın daha eklenmesine karar verir. Markanın ilgili ürüne ekonomik bakımdan
önemli bir katkısının olduğunun kabul edilebilmesi için, ilgili ürüne olan talebin
oluşmasında markanın belirleyici etken olduğunun anlaşılmış olması gerekir.
MARKANIN İTİBARI
Madde 68 - Marka hakkına tecavüz eden tarafından markanın kötü veya uygun olmayan
bir şekilde kullanılması sonucunda, markanın itibarı zarara uğrarsa, marka sahibi,
bu nedenle, ayrıca tazminat isteyebilir.
DAVA AÇILAMAYACAK KİŞİLER
Madde 69 - Marka sahibi, sebep olduğu zarardan dolayı marka sahibine tazminat ödemiş
olan kişi tarafından piyasaya sürülmüş ürünleri kullanan kişilere karşı, Kanun Hükmünde
Kararnamenin bu bölümünde yer alan davaları açamaz.
ZAMANAŞIMI
Madde 70 - Marka hakkına tecavüzden doğan özel hukuka ilişkin taleplerde, zamanaşımı
süresi için, Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümleri uygulanır.
GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME
Madde 71 - (Değişik madde: 22/06/2004 - 5194 S.K./17. md.) *1* Bu Kanun Hükmünde
Kararnamede öngörülen davalarda, görevli mahkeme ihtisas mahkemeleridir. Bu mahkemeler
tek hakimli olarak görev yaparlar. Asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin
ihtisas mahkemesi olarak görevlendirileceği ve bu mahkemelerin yargı çevresini,
Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler.
Enstitünün bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre aldığı bütün kararlara karşı
açılacak davalarda ve Enstitünün kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin Enstitü
aleyhine açacakları davalarda görevli ve yetkili mahkeme, bu maddenin birinci fıkrasında
belirtilen mahkemelerden Ankara ihtisas mahkemeleridir.
HÜKMÜN İLANI
Madde 72 - Dava sonucunda haklı çıkan taraf, haklı bir sebebin veya menfaatının
bulunması halinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük
gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesini talep etmek
hakkına sahiptir. İlanın şekli ve kapsamı kararda tesbit edilir. İlan hakkı, kararın
kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
LİSANS ALANIN DAVA AÇMASI VE ŞARTLARI
Madde 73 - Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, inhisari lisansa sahip
olan kişi, üçüncü bir kişi tarafından marka sahibinin marka hakkına tecavüz edilmesi
durumunda, marka sahibinin bu Kanun Hükmünde Kararname uyarınca açabileceği davaları,
kendi adına açabilir. İnhisarı olmayan lisans sahibi olanların, dava açma hakları
yoktur. Birinci fıkra uyarınca, marka hakkına tecavüz dolayısıyla dava açma hakkı
olmayan bir lisans alan, noter vasıtasıyla yapacağı bir bildirimle, gereken davayı
açmasını marka sahibinden isteyebilir. Marka sahibinin, yukarıdaki fıkrada belirtilen
talebi kabul etmemesi veya bildirimin alındığı tarihten itibaren üç ay içinde gerekli
davanın açılmaması halinde, lisans alan yaptığı bildirimi de ekleyerek, kendi adına
dava açabilir. Lisans alan, ciddi bir zarar tehlikesi karşısında ve söz konusu sürenin
geçmesinden önce, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.
Üçüncü fıkra uyarınca dava açan lisans alanın, dava açtığını marka sahibine bildirmesi
gerekir.
MARKA HAKKINA TECAVÜZÜN MEVCUT OLMADIĞI HAKKINDA DAVA VE ŞARTLARI
Madde 74 - Menfaatı olan herkes, marka sahibine karşı dava açarak, fiillerinin
marka hakkına tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesini talep edebilir. Birinci
fıkrada belirtilen davanın açılmasından önce, kendisinin Türkiye'de giriştiği veya
girişeceği sınai faaliyeti sonucu üretilen ürünlerde kullanacağı markanın, başkasına
ait bir marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hakkında, marka sahibinden görüşlerini
bildirmesini noter aracılığı ile talep eder. Bu talebin marka sahibine tebliğinden
itibaren bir ay içinde marka sahibinin cevap vermemesi veya verilen cevabın menfaat
sahibi kişi tarafından kabul edilmemesi halinde, menfaat sahibi birinci fıkraya
göre dava açar. Birinci fıkrada belirtilen dava, marka hakkına tecavüzden dolayı
kendisine karşı dava açılmış bir kişi tarafından açılamaz. Dava, marka üzerinde
hak sahibi bulunan ve Marka Siciline kayıt edilmiş olan bütün hak sahiplerine tebliğ
edilir. Bu maddede belirtilen dava, markanın hükümsüzlüğü davasıyla birlikte de
açılabilir.
DELİLLERİN TESBİTİ *1*
Madde 75 - Marka hakkına tecavüzü ileri sürmeye yetkili olan kişi, bu haklara tecavüz
sayılabilecek olayların tesbitini mahkemeden isteyebilir.
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ
Madde 76 - Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen türde dava açan veya açacak olan
kişiler, dava konusu markanın kendi marka haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde
Türkiye'de kullanılmakta olduğunu veya kullanılması için ciddi ve etkin çalışmalar
yapıldığını ispat etmek şartıyla, davanın etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati
tedbire karar verilmesini talep edebilir. İhtiyati tedbir talebi, dava açılmadan
önce veya dava ile birlikte veya daha sonra yapılabilir. İhtiyati tedbir talebi,
davadan ayrı olarak incelenir.
İHTİYATİ TEDBİRİN NİTELİĞİ
Madde 77 - İhtiyati tedbirler, verilecek hükmün etkinliğini tamamen sağlayacak nitelikte
olmalı ve özellikle aşağıda belirtilen tedbirleri kapsamalıdır:
a) Davacının marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulması,
b) Marka hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen şeylere Türkiye sınırları
içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi olanlar dahil, bulundukları
her yerde el konulması ve bunların saklanması,
c) Herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesi.
HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI
Madde 78 - Tesbit talepleri ve ihtiyati tedbirlerle ilgili diğer hususlarda Hukuk
Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. *1*
GÜMRÜKLERDE EL KOYMA
Madde 79 - Hak sahibinin yetkilerine tecavüz oluşturması nedeniyle cezayı gerektiren
taklit markalı mallara, ithalat veya ihracaat sırasında hak sahibinin talebi üzerine,
gümrük idareleri tarafından ihtiyati tedbir niteliğinde el konulabilir. El koyma
ile ilgili uygulama bu konuda çıkarılacak mevzuatta düzenlenir. Gümrük İdarelerindeki
tedbir, el koyma kararının tebliğinden itibaren on gün içinde esas hakkında ihtisas
mahkemesinde dava açılmaz veya mahkemeden tedbir niteliğinde karar alınmazsa idarenin
el koyma kararı ortadan kalkar.
DOKUZUNCU KISIM: İŞLEM YETKİSİ OLAN KİŞİLER VE MARKA VEKİLLERİ
İŞLEM YETKİSİ OLAN KİŞİLER
Madde 80 - Aşağıda belirtilen kişiler marka konuları ile ilgili olarak Enstitü nezdinde
işlem yapabilir:
a) Gerçek veya tüzel kişiler, Tüzel kişiler, yetkili organları tarafından tayin
edilen kişi veya kişilerce temsil edilir.
b) Marka vekilleri. İkametgahı yurt dışında bulunan kişiler ancak marka vekilleri
vasıtasıyla temsil edilir. Marka vekili tayin edilmesi halinde, tüm işlemler marka
vekili vasıtasıyla yapılır. Marka vekiline yapılan tebligat asile yapılmış sayılır.
ONUNCU KISIM: ÜCRETLERİN ÖDENMESİ VE HUKUKİ SONUÇLARI
ÜCRETLERİN ÖDEME SÜRELERİ VE SONUÇLARI
Madde 81 - Yönetmelikte öngörülen marka başvurusu ve tescil edilmiş bir marka ile
ilgili ücretler, başvuru sahibi veya marka sahibi veya varsa sicilde kayıtlı vekili
tarafından ödenir. Bir markanın tescil edilmesi ile ilgili işlemler için ödenmesi
gereken ücretin, bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen süreler içinde ödenmemesi
halinde, marka başvurusu geri çekilmiş kabul edilir.
ONBİRİNCİ KISIM: SON HÜKÜMLER
YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILAN HÜKÜMLER
Madde 82 - (Değişik madde: 03/11/1995 - 4128/5 md.) 03/03/1965 tarihli ve 551 sayılı
Markalar Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
GEÇİCİ HÜKÜMLER
Geçici Madde 1 - Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten önce
yapılmış marka başvuruları hakkında, başvuru tarihindeki Kanun hükümleri uygulanır.
Bu Kanun Hükmünde Kararname yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış ve sicile kaydedilmiş
devir, intikal ve lisans işlemlerinden dolayı kazanılmış haklar saklı kalmak üzere,
bu çeşit işlemlerde meydana gelecek değişiklikler için bu Kanun Hükmünde Kararname
hükümleri uygulanır.
Geçici Madde 2 - Hizmet markalarını fiilen kullananlar, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç oniki ay içinde, söz konusu hizmet markasını
kullandıklarını kanıtlayacak resmi belgeleri de eklemek suretiyle hizmet markasının
tescilini talep edebilecektir. Enstitü, oniki aylık süre dolduktan sonra, hizmet
markası sahiplerinin taleplerini ilk kullanım tarihlerini de dikkate alarak değerlendirir.
Geçici Madde 3 - Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanması bakımından, ihtisas
mahkemeleri kuruluncaya kadar, asliye ticaret ve asliye ceza mahkemelerinin hangilerinin
ihtisas mahkemesi olarak görevlendirileceği ve bu mahkemelerin yargı çevresi Adalet
Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.
YÜRÜRLÜK
Madde 83 - Bu Kanun Hükmünde Kararname yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
YÜRÜTME
Madde 84 - Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.