Agah Patent Marka Tescil Agah Patent
"Bilginin tecrübe ile buluştuğu nokta..."
DanışmaHattı
0212 451 07 37
Endüstriyel Tasarım
Endüstriyel Tasarımcı

Son dönemde, Avrupadaki otomotiv devlerinde tasarımcı olarak çalışan Türklerin Ford Focus, Peugeot 206 gibi tasarımlara imza attıklarını görüyoruz. Bu başarılar, fırsat verildiğinde Türk tasarımcısının neler yapabildiğini gösteriyor değil mi?

ENDÜSTRİYEL TASARIM

Endüstriyel Tasarım eğitimi, tüketim pazarına yönelik, seri üretilebilecek her türlü kullanım eşyasının tasarımını içerir. Otomotiv sektörü, elektronik ve iletişim sektörü, mobilya sektörü, beyaz eşya, endüstriyel seramik, sergileme ve ambalaj sanayi gibi pek çok sektörde AR-GE bölümlerinde çalışacak ya da danışmanlık hizmetiyle bu sektörlerin ürün stratejisini belirleyecek profesyoneller yetiştirmek hedeflenmektedir.

Endüstriyel Tasarım

Endüstriyel Tasarım Bölümünün temel vizyonu, tasarım aktivitesini ulusal ve uluslar arası pazarın beklentileri ve ekonomik koşulları doğrultusunda geliştirmeyi hedeflemesidir. Bu çerçevede temel proje bilgisinin ve tasarım kültürüne ilişkin birikimin yanısıra pazarlama ve kurumsal kimlik, markaya yönelik ürün stratejisinin belirlenmesi, iletişim stratejileri, tasarım ekonomisi ve yönetimi gibi konulara ağırlık verilir. Ayrıca dört senelik lisans eğitiminin ilk iki yılında ortak bir programda eğitim gören öğrenciler 3. yıldan itibaren ürün ve proje konusunda ya da pazarlama ve yönetim konularında uzmanlaşabilirler.

Yaratıcılığı üç boyutlu düşünme yeteneği ile teknik olarak geliştiren didaktik yapı, söz konusu sektörlere yönelik üretim koşullarını ve malzeme kullanımı konusunda öğrenciyi teknik olarak donatır. Üç boyutlu düşünme pratiği ürün tasarımına yönelik çizim ve prezentasyon teknikleriyle başlatılır, model yapımı ile gerçekleştirilir, bilgisayar ortamında tasarım ve sunum teknikleriyle geliştirilir. Çağa damgasını vuran görsel kültür, sanat ve tasarım akımları, tasarım sosyolojisi, tasarım semantik bilgisi gibi konularla tasarım kültürü pekiştirilir. Endüstriyel Tasarım Lisans Programında öğrenciler 3. yılın başından itibaren Ürün Tasarımı veya Tasarım Yönetimi alanlarından birini seçerek bu alanlarda uzmanlaşırlar.

Ürün Tasarımı Uzmanlık Alanı:
Ürün Tasarımı öğrencileri, mezun olduklarında firmaların AR-GE bölümlerinde tasarımcı olarak çalışabilir ya da serbest tasarımcı olarak firmalara tasarım danışmanlığı hizmeti verebilirler.

Tasarım Yönetimi Uzmanlık Alanı:
Bu eğitim programında tasarımı salt bir ürün geliştirme aktivitesi değil ama aynı zamanda kurumsal vizyonu etkileyen bir tasarım politikası oluşturmak olarak gören bir anlayış çerçevesinde tasarım yöneticisi yetiştirilmesi hedeflenmektedir.

Bölüm ulusal ya da uluslararası tasarım ve üretim gerçekleştiren firmalarla temasa geçerek her iki uzmanlık alanı öğrencilerinin bu kuruluşlar bünyesindeki yerel, ulusal, hatta global nitelikli ürün tasarımı ya da tasarım yönetimi projeleri içinde yer almalarına büyük önem vermektedir. Böylece öğrenciler daha eğitim aşamasımda profesyonel tasarım ve iş deneyimi kazanmış olacaklardır. Misafir öğretim üyeleri ve profesyonellerin katkıları, seminerler, endüstri gezileri, laboratuar, stüdyo, model-maket atölyesi ortamlarında gerçekleştirilen çalışmalar sayesinde öğrenciler için canlı ve etkileşimli bir atmosfer ile tasarım eğitiminde süreklilik de sağlanmış olacaktır.

Endüstri ürünleri tasarımı veya endüstriyel tasarım seri üretim için tüketici ihtiyaç ve problemlerine yönelik, estetik, işlevsellik, ergonomi, malzeme bilgisi, pazarlanabilirlik, üretim yöntemleri ve olanakları gibi çeşitli kriterleri gözeterek, yeni ürünler tasarlamaktır.

Türk Patent Enstitüsü tarafından Bir ürünün tümünün veya bir parçasının, veya ürün üzerindeki bir süslemenin; çizgi, şekil, biçim, renk, doku, malzeme veya esneklik gibi insan duyuları ile algılanan çeşitli unsur veya özelliklerinin oluşturduğu bütünü ifade eder. şeklinde tanımlanmıştır.

Mesleğin ortaya çıkış amacı; halktan her kesimin endüstrinin mahsülü olan kaliteli ürünleri çok daha ucuz ve ulaşılabilir fiyatlardan satın alabilmesiyken, özellikle 2. dünya savaşı sonrası değişen dünya düzenine ayak uydurularak, "tüketici için tasarım" felsefesi kayma yaşamış, yerini "sermaye için tasarım"a bırakmıştır.

Endüstriyel tasarımın gelişimi

Endüstriyel tasarıma bir disiplin olarak bakıldığında geçmişten günümüze pek çok düşünce okuluna rastlanır. Her dönemdeki okullar, o dönemin teknoloji seviyesinden ve insanların yaşayış şeklinden etkilenmiştir. Endüstriyel tasarım prensipleri, o prensipleri yaratan insanların bilgi, tecrübe ve değer yargılarını yansıttığına göre bu prensiplerin her dönem değişmesi doğal karşılanmalıdır. Endüstriyel tasarım her dönemin ekonomik, mimari ve mühendislik gelişmelerinden birebir etkilenir. Mesela sanayileşmenin olmadığı dönemlerde bugünkü anlamıyla bir endüstriyel tasarımdan bahsetmek pek tabi ki mümkün olmayacaktır.

Endüstriyel tasarımın tarihsel gelişim süreci içerisinde incelediğimizde, yıllar boyunca farklı biçimlerde gelişen düşünce akımlarının nesneleri şekil, kullanım alanı, üretim teknikleri gibi birçok açıdan etkilediğini görebiliriz.

The Arts & Crafts Movement : el yapımı sanatçılık

Tasarımcı, yazar ve şair William Morris bu akımın öncülerindendir. Akımın savunucularının vurguladıkları nokta, el yapımının, seri üretime üstünlüğüdür. Bu akım modern üretim metotlarının kabalığını reddederek, el yapımının sanatçılığını benimsiyordu. Dekorasyon işleminin ürünün esas tasarımını bozmadan yalnızca ürün yüzeyine yapılmasını savundular. Morris ve arkadaşları, gereksiz dekorasyonu reddetmekle ürünün esas fonksiyonunun ve yapım kalitesinin önemini belirtmek istiyorlardı. Onlara göre ürün tasarımının ilk prensibi; kullanılan materyalin özelliklerine saygı duymaktı. Bu akımın bir diğer özelliği Gotik tasarımların geleneklerine uymasıydı.

Art Nouveau: Yeni Sanat

Bu akım Fransada ortaya çıkmış kısa ömürlü bir akım olmakla beraber Avrupadaki hemen hemen bütün ülkelere yayılmıştır. Sadece tasarımda değil mimaride, heykelde, resimde ve tüm uygulamalı sanatlarda modern gelişmelere sebep olmuştur. Temelde Arts & Crafts hareketindeki sanatların bütünlüğünü savunmuş, ancak Arts & Craftstaki herkes için güzel tasarım fikrinden vazgeçip daha elitist ve daha pahalı tasarım anlayışını benimsemiş, özellikle el yapımı üretime önem vermiştir. Kendisinden önceki mimari dekorasyonlarda kullanılan geometrik şekillerden vazgeçerek, düz çizgiler kullanmaya başlamıştır. Bu akım kendisinden öncekiler gibi sanatçıya önem vermiş ancak tasarımı yeni seri üretimle nasıl birleştireceğine dair bir çözüm bulamamıştır. Bu yüzden çok uzun süreli olamamıştır.

De Stijl & The Modern Movement: tasarımda 19. yüzyıl etkileri

19. yüzyılda hüküm süren bu akım fonksiyonelcilik, gelecekçilik, kübizm gibi alt akımları içinde barındırır.

Fonksiyonelcilik akımının prensiplerini ilk kez Amerikalı heykeltıraş Horatio Greenough Form and Function adlı kitabında ortaya koymuştur. Bu kitapta verilen temel mesaj; şeklin fonksiyonu izlemesi gerektiğiydi. Bu akım imalat sürecinde ürünün önce işlevinin, sonra görsel özelliklerinin göze alınmasının altını çizmiştir. Ürünün fonksiyonunu ifade etme fikri arabaları makinalar tarafından üretilen ve standart parçalardan oluşan Henry Ford tarafından da takip edilmiştir.

Gelecekçilik akımı İtalyada başlamıştır. Gelecekçiler, sanatta ve mimaride yeni formları savunmuşlardır. Tarihsel temaların işlenmemesinin, makineleşmenin lehine olacağını düşünmüşler, daha çok arabalar, uçaklar gibi hızlı makinalardan yana olmuşlardır. Bu fikirler, eskinin güzellik anlayışını yıkmakla beraber yeni endüstriyel kültürün eğilimlerini yansıtmıştır. Aynı yıllarda Pariste ise kübizm popüler olmuştur. Kübizm sanat ve tasarım dünyasında bir devrim sayılacak yeni fikirler ortaya atmıştır. O güne kadar vazgeçilemeyen naturalizmden uzaklaşarak kübik, dairesel, silindirik şekilleri kullanmaya başlamıştır. Bu figürler, bu akımın savunucularının modern dünyayı nasıl algıladıklarını göstermiştir. Onlar dünyayı değişik açılardan görünen geometrik şekillere benzetmişlerdir. Cezanne, Picasso ve Braque bu hareketin en ünlü isimleridir. De Stijl hareketi adını 1917-1928 yılları arasında aynı adla yayınlanan bir tasarım dergisinden almıştır. Bu akıma göre tasarımda düzeni ve açıklğı yakalamanın yolu makine üretiminden, soyutluktan ve evrensellikten geçiyordu. Onlara göre bu kavramlar sınırsızlığı ifade ediyordu.

Bauhaus: açıklık ve şeffaflık

Bauhaus tasarım okulu Almanya'da Walter Gropius'un liderliği altında sanatı ve teknolojiyi birleştirmek, yeni jenerasyon tasarımcı ve mimarlarına yaratıcı tasarım ve modern endüstriyi kombine etmeyi öğretmek amacıyla kurulmuştur. Bauhaus bugün bile mimaride ve endüstriyel tasarımda ilerici ve liberal bir tutumun sembolü sayılır. Okul, modern anlamda endüstriyel tasarım teorisini ve pratiği birleştirmeyi başarabilmiştir. Bu hareketin kabul ettiği en belirgin özellikler; homojenlik, özellikle binalarda evrensel standartların kullanılması ve bunların seri üretimine geçilmesiydi. Görsel sanatların asıl amacının yarattığı objeyi bütün olarak görme olduğunu savunuyordu. Açıklık ve şeffaflık en önemli öğelerdendi.

Art Deco: Şık ama ucuz

Art Deco, 1920'lerde ve 1930'lardaki popüler stil ve tasarımları ifade etmek için kullanılan terimdir. Bu yeni stil, Eski Mısırdan esinlenmiştir. Porselen tanrıça, eski at arabası motifleri tasarımlarda sıklıkla kullanılmıştır. Bu hareket toplumun bütününe hizmet amacında olduğundan ucuz ve seri üretilmiş ürünleri ön plana almıştır. Seri olarak üretilmiş olmalarının yanı sıra bu ürünlerin en önemli özellikleri daha kullanışlı ve daha konforlu olmalarıydı. Bu akım da tıpkı Art Nouveau akımı gibi el yapımı ürünlerden vazgeçmiştir. 1930'larda üretilen bu yeni tasarım ürünler Büyük Dünya Ekonomik Bunalımının hemen ardından, kriz mağdurlarına hitaben üretilmiş, pahalı görünümlü, şık ama, ucuz ürünlerdi. Büyük Bunalım'ın etkisinde kalan yıllar gösterdi ki batmakta olan bir piyasada bile endüstriyel tasarımcılar tarafından tasarlanmış olan ürünler kendilerini alıcılarına beğendirebilirler. Yine Büyük Bunalımın endüstriyel tasarıma bir diğer hediyesi olarak, tasarımlarda plastik kullanılmaya başlanmış, böylece yeni bir materyal kullanılmış olmasının yanı sıra maliyetlerde düşürülmüştür.

1940'lara gelindiğinde savaşlar sonrası dünyada her şey de olduğu gibi tasarımlarda da yenilikler görülmüştür. Örneğin, aşırı geometrik motiflerden vazgeçilmiş daha basit şekiller kullanılmaya başlanmıştır. Tüm tasarımcılar üretim verimini ve satışları arttıracak tasarımların peşine düşmüşlerdir.

1960'lar ve pop

1950'li yıllar savaş yorgunu dünyanın yaralarını sarması ile geçerken, Amerika'nın savaşta zarar gören ülkelerin ekonomilerine yardım amacıyla yaptığı finansal yardımlar, dünyada bir tüketim toplumu yaratmıştır. Bunun endüstriyel tasarıma yansıması; Modern Movement yıllarının şekil, fonksiyonu izler mantığının tasarım, satışları izler olarak değişmesi olmuştur. Avrupada üreticiler iyi tasarımın daha fazla ürün sattığını fark ettiklerinde tasarım danışmanlığı firmaları kurulmaya başlamıştır. Endüstriyel tasarımcının yeni rolü yalnızca estetikle değil, insan ergonomisi ve piyasa koşullarıyla da ilgilenmek haline gelmiştir. Tasarımlarda fiberglas, naylon gibi yeni materyaller kullanılmaya başlanmıştır. İskandinav tasarımları başta Amerika olmak üzere tüm dünyada popüler olmuştur. Bu tasarımlar şık, kullanışlı, doğal renklerde ve konforluydu.

1960'larda hızla yayılan gençlik hareketi pop kültürünün gittikçe yayılmasına ve çok geçmeden endüstriyel tasarımı da etkisi altına almasına neden oldu. Pop Modern Movementa karşı bir tepki hareketi olarak Londrada ortaya çıkmıştır. Tasarımın evrensel olması gerekmediğini savunmuş, tersine gittikçe yayılan bireyselliğe uygun olarak tüketici ihtiyaç ve isteklerine hizmet etmesini öngörmüştür. Ayrıca bu yıllarda çevreye saygılı tasarımlar da popüler olanlar arasında olmuştur.

Postmodernizm: Yaratıcı kaos

1970'ler postmodernist hareketin başlayıp, hüküm sürdüğü yıllar olmuştur. Postmodernizm Modernizmin prensiplerine tepki olarak ortaya çıkmıştır. Endüstriyel tasarımda geçmişte kullanılan öğelerin yeniden ve ironik bir şekilde yorumlanması fikrini yaymıştır. Ayrıca postmodernist tasarımlar bilimde ortaya atılan kaos teorilerinden etkilenmiştir. Bunun bir sonucu olarak objeler, fikirleri ve kültürü yaymak için bir araç olarak görülmeye başlanmıştır. Zaman içinde objeler yoluyla fikirleri yaymak o kadar önem kazanmıştır ki fikir, objeden daha önemli bir hale gelmiştir. Dönemin tasarımcıları kendi aralarında yaratıcı kaos adlı bir terim kullanmışlardır. Bu terim belli bir tasarım anlayışını kabul etmemeyi, belli prensiplere bağlı kalmamayı ifade etmek için kullanılmıştır. Ancak bugün bakıldığında postmodernizm çok sınırlayıcı bir akım olarak görülmektedir.

Bu akımın bir sonucu olarak 1981 yılında kurulan Memphis Grup, endüstriyel tasarımda renk ve dekorasyonu kullanarak yeni objeler yaratma ve hayal gücünü zenginleştirme iddiasıyla ortaya çıkmıştır. Memphis de Modernizme karşı bir alternatif olma iddiasında olmuş, ancak hiç bir zaman homojen bir akım olamamıştır. Daha çok bir grup tasarımcının ortaya attığı sivri amaçlar olarak kalmıştır.

Endüstri tasarımcıları nasıl insanlardır?
Endüstri tasarımcısının beynini analiz ettiğimiz zaman mutlaka aykırı düşünen bir tarafının olduğunu ama gerçeklikle de yüzde yüz çakıştığını görürüz. Fakat, tasarımcı beynini dışarıya göstermek zorundadır. Yoksa, kendi başka beyni başka garip bir yaratık çıkar. O yüzden tasarımcıların kendilerini, bulundukları alanlara en uygun biçimde monte etmeleri gerekiyor. Eğer, siz gençlerin kullandığı bir ürün yapıyorsanız ve ortalığa kruvaze elbise ile çekilmiş bir fotoğrafınızı verirseniz size olan güven kaybolur.

Endüstri tasarımı, dışarıdan neden teknik çizim bölümü gibi gözüküyor?
Eskiden endüstri tasarımı yapanlar, Leonardo da Vinci de dahil olmak üzere, çizim yaparken bir kağıt ve karbon bir kalem kullanırlardı. Bugün biz en iyi bilgisayarları, en iyi sistemleri kullanıyoruz ama onların tasarım ile hiçbir ilgisi yok.

Asıl iş beyindedir. Bu beyni bizim desteklememiz gerekir ve de bu beyni donatmamız halinde pek çok şeyi rahatlıkla çözebiliriz. Bugün dünyada tasarım müzelerine baktığınız zaman %99.9?u elle, kalemle çizilmiş ürünlerle doludur. İtalyanın en önemli lamba tasarımları, bir kağıt üzerinde basit bir metod ile çizilmiş ama metropoliten bir yerde durmaktadır.

Çizimden sonra ne olur? Yine bunların hepsi aletlerledir. Sizi sonuca götüren aletlerdir ama ben, yaratıcılığın beyin faaliyeti olduğunu, tüketim beklentisi ile de hedefe gittiğine ve gelecekte de böyle olacağına inanıyorum. Aslında endüstri tasarımı, çizimden öte bir vizyon ve görüş meselesidir.

Bu durum, vizyonuna güvenen ama çizimlerine güvenemeyen kişilerin de endüstri tasarımcı olabileceği gerçeğine götürür mü bizi?

Hayal gücünü ikiye ayıralım. Bazı insanlar, elinde kalemle durmadan çizerek soyut bir şeyler tasarlamaya çalışırlar. Bana sorarsanız bu çizimler, tasarıma giriş dersinden iyi not almalarını sağlar. Tasarıma giriş dersine gelenler çok meraklı ve isteklidir. Biz onlara şöyle söyleriz; Senin onlara göre en iyi rakibin iyi çizimindir. Güzel çizmenin büyüsü insanı yanlış yollara da götürebilir.

Diğer tip insanlarsa, olayı kafalarında çok iyi kurgular. Tasarımı, beyinlerinde geliştirirler. Çizime gereğinden fazla anlam yüklemezler. İşte bu tarz, bizim aradığımız yaratıcılık ekolüdür. Eğer ilginç ve yararlı bir objeyi beyninde geliştirebiliyorsa, onu kağıda dökmenin bir yolunu mutlaka bulur. Aslolan fikirdir, çizim fikirleri ifade edebilmek için bir araçtır.

Güzel çizgiler, tasarımcıya nasıl rakip olabilir ki?
O kadar iyi çiziyorsundur ki belki de yaptığın madde o kadar iyi olamayacaktır. Onun için birinci madde: iyi çizmekten vazgeç! O ürün, eğer sizin çiziminizden iyi olmayacaksa çok büyük bir hata yapıyorsunuz demektir. İyi çizilmiş ve iyi yapılmamış ürün, endüstri tasarımında intihardır. Çünkü sizi iyi çiziminize kanarak işe alırlar ama çizdiğiniz kadar iyi bir otomobil çıkmadığı zaman da kapıya koyarlar.
Endüstri tasarımcısı hayallerin adamı değildir. Gidiyorsunuz çiziyorsunuz ve rakibiniz ürünü sizden bir gün önce piyasaya sürdüğü gün, şirketi batırdınız demektir. Dolayısı ile endüstri tasarımcısının antenleri daima açık olmalıdır. Uçanı, uçmayanı, yerin üstündekini sezebilecek şekilde kendisini donatması gerekir. Sizden basit bir şey istenir ve Benim ürünüm bu. Sen daha iyisini yap derler. Onu yaptığınız sürece oradasınızdır, yapmadığınız anda orada değilsinizdir. Tavsiyem şudur: Yaratıcı kalem ve el çalışmalarının bu işe çok büyük katkısı vardır. Ama ilerde tasarım kariyerinize zarar verecekse, çizimin büyüsünden kendinizi bir şekilde kurtarmanız gereklidir.

Endüstri tasarımcıları ne kadar çok para kazanır?
Kazandıkları para, çalıştıkları şirkete ve o şirketteki pozisyonlarına göre değişir. Endüstri tasarımcıları genellikle şirketlerde birkaç şekilde yer alır. Bazıları büyük bir kuruluşta alt katlarda çalışır ve üst yönetimin kendisini anlamadığından şikayet eder. Bu o şirketin yönetiminin tasarımcıyı yanlış kullandığını gösterir. Dev gibi kuruluştur, aşağıda iyi giyimli insanlar vardır ama tasarım ekibi, yılda 1-2 kez yönetimle görüşür veya hiç görüşmez.

Bazı şirketler vardır, bunlar da tasarım öncelikli hareket ederler. Endüstri tasarımcılarının odaları genel müdürün yanındaki odadadır. Biz endüstri tasarımını kurarken genel müdür ya da en çok genel müdür yardımcısının yanındaki camlı odada oturacak şekilde eğitim kurguluyoruz. Okulumuzdaki gençler, bu yönde hazırlanmış olan tasarımcılar ve şirketin ürün stratejisi bölümünde görev alacak donanımdalar..

Büyük şirketin karar mekanizması neredeyse tasarımcı da orada olmalıdır. Şirketlerin sıçraması, genel müdürün yanında oturan, yemeğini beraber yiyen tasarımcılar sayesinde olmuştur hep. Tasarıma öncelik veren şirketlerde, iyi bir konuma erişen tasarımcılar, gelir olarak oldukça yüksek bir statü elde edebilirler. Ancak, şunu da söylemek gerekir. İşe başladığınızda böyle bir yerden başlamanız mümkün değil.

Son dönemde, Avrupadaki otomotiv devlerinde tasarımcı olarak çalışan Türklerin Ford Focus, Peugeot 206 gibi tasarımlara imza attıklarını görüyoruz. Bu başarılar, fırsat verildiğinde Türk tasarımcısının neler yapabildiğini gösteriyor değil mi?

Kesinlikle. Burada önemli olan sizin eğitiminizi nereye doğru tasarladığınızdır. Örneğin, bizim öğrencilerimizin bir kısmı Fiatta görev alıyor. Bu gibi şirketler, sizi uzun yıllar deneyerek aşağılardan yukarılara çekerek götürürler. Yurt dışındaki Türk tasarımcıların hepsi, yıllardır bu sektörlerin içinde bulunmuş, ciddi anlamda özel insanlardır. Ama ondan da önemlisi, tasarımın bu büyük yarışta en önemli şifre olduğunu bilen şirketlerdir. Bazen bahsettiğiniz tasarımcılardan daha başarılı insanların, hayatları boyunca yanlış bir yere demir attıklarını ve yeteneklerini tam anlamıyla sergileyemediklerini görüyoruz. Bu da yeteneğin yanında dinamizmin de tasarımcılar için önemli bir özellik olduğunu gösterir.

Türk Patent Enstitüsü Avrupa Patent Veritabanı Dünya Fikri Haklar Mülkiyeti
Marka Tescil Tasarım Patent / Faydalı Model Danışmanlık
Agah Patent Marka Tescil
Marka Markalaşma Patent Faydalı Model Endüstriyel Tasarım
e-posta: info@agahpatent.com
Marka Tescil Hattı : 212 451 07 37

Valid CSS Valid XHTML 1.0 Transitional